Bir yıl daha geçiyor..
Bu yıl, 2010 yılı, benim için çok büyük değişiklikler getirdi.
Alkol
Ocak ayının ilk günlerinde alkolü bırakmaya karar verdim. Etrafımda hadi bu akşam fasıl yapalım diyen, bugün benim doğum günüm hadi içelim diyen bir sürü sevdiğim arkadaşım olmasına rağmen, ilk aylarda Gökhan Balaban’ın da desteği ile bu dönemi de başarı ile atlattım. Birkaç istisna dışında 2010 yılını minimum alkol ile geçirdiğimi gururla söyleyebilirim. Başlarken, bir yılı da alkolsüz geçirelim bakalım nasıl olacak demiştim. Güzel oluyormuş. Sanırım bir süre daha bu şekilde devam edeceğim..
Araba
Yılın ikinci büyük değişikliği mart ayı başında araba almamız. Eskişehir’deki son birkaç ayımı değiştirdi/renklendirdi. Birkaç ay içinde 20.000km yol yapmış olmam, önce istanbul-izmir marmaris-eskişehir-istanbul yolunu daha sonra istanbul-silistre-tekirdağ-istanbul yolunu geçmiş olmam çok güzel maceralardı. Bursaspor’un şampiyonluğunu Şelale Parkta arabanın radyosundan dinlemek, dostlarla adapazarına pikniğe gitmek, ilk trafiğe çıkışımda Gökhan’ın göstermiş olduğu cesaret ve sabır..
Her şey çok güzeldi..
Ailecek Avrupa Turu
Annem, babam, ablam, Rudi, Mert ve ben, bir arabaya doluşup avrupa turuna çıktık. İngiltere’den Belçika’ya, oradan Fransa’ya Eyfel Kulesi’ne, sonra tekrar Londra’ya harika bir yolculuktu. Rudi’nin işe gitmesi gerektiğinden şehir merkezinde bizi bırakması ve benim direksiyonu sağda olan bir arabayı, Londra’da, trafiğin tersten aktığı bir şehirde, eve götürmem adrenalin dolu bir tecrübeydi..
Bodrum Bodrum
AEGEE-Eskişehir’in ikinci Bodrum çıkarmasında bende bulundum. Yapımda emeği geçen herkese tekrar teşekkürler.
Eskişehir’den ayrılmak & İstanbul’a taşınmak
Eskişehir’den ayrılmak çok zordu. Bu konuda uzun bir yazı da yazmıştım daha önce. Ama daha zor olan başka bir konu ise bu sürecin İstanbul’a geri gelmek kısmıydı. Ailemin yanına taşınmak, bunca sene öğrenci evinde yaşadıktan sonra, zor geldi. Fazla açıklamaya gerek yok
Tekirdağ’da ev
Tekirdağ’da prefabrik ev yaptırdık. İki oda bir salon, altında şark köşesi niyetine ayrılmış bir “odacık” olan bir dönem her hafta sonu gidip geldiğimiz küçük şirin bir ev oldu.
İş
İş buldum! İstanbul’a taşındıktan iki ay sonra 9 Ağustos itibari ile işe başladım. Pfizer BT Departmanında Niceye aracılığı ile çalışıyorum. Zamanımın büyük kısmını alan bir değişiklik oldu bu. İlk zamanlarda akşam 8′de eve gelip 10′da uyuyakaldığım günler oldu, sonra alıştım. Para kazanmak güzel bir duygu
Avrasya Maratonu
Uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü katılamadığım, Boğaz Köprüsü’nü yürüyerek geçme imkanı bulduğum etkinlik. Köprü üzerinde Linux kullanıcıları derneğinden arkadaşları görmek ve LKD bayrağını kapmak günün bonusu olmuştu
Bütün bu güzelliklerin yanında dün, saat gece 10′da dışarı çıkmak gibi, aldığım kötü bir karar var. Ama zararın neresinden dönülse kardır değil mi. Yeni yılda bu tür hatalar yapmamaya çalışacağım.
Herkesin yeni yılı kutlu olsun. Umarım herkes 2010′dan beklediklerini bulmuştur ve umarım 2011′de de her şey dilediğinizce olur.
sevgiler,