Satranç

Zaman buldukça satranç oynuyorum. Ama maalesef bu öyle hadi gel 5dakika oynayalım diyebileceğim bir şey olmadığı için hem oynayacak rakip hem de zaman konusunda sıkıntı yaşıyordum. Çözüm ise: www.chess.com Ne kadar zaman ayırabileceğinize kendiniz karar veriyorsunuz ve satranç oynamak için seviyenize göre denk rakiplerle karşılaşabiliyorsunuz. Turn based sistemi ile her hamle için 3 – 6 gün zaman tanınan oyunlar bazen 1 – 2 ay sürebiliyor ama yine de eğlenceli :) İki taraf da online olduğu zaman hızlıca ilerliyor tıkandığınız zaman ben yarın devam ederiz diyip kapatabiliyorsunuz.

Bu da şu anda dahil olduğum turnuvadaki son durum:

Beklerim :)

2010 sonuna doğru durum değerlendirmesi

Bir yıl daha geçiyor..

Bu yıl, 2010 yılı, benim için çok büyük değişiklikler getirdi.

Alkol
Ocak ayının ilk günlerinde alkolü bırakmaya karar verdim. Etrafımda hadi bu akşam fasıl yapalım diyen, bugün benim doğum günüm hadi içelim diyen bir sürü sevdiğim arkadaşım olmasına rağmen, ilk aylarda Gökhan Balaban’ın da desteği ile bu dönemi de başarı ile atlattım. Birkaç istisna dışında 2010 yılını minimum alkol ile geçirdiğimi gururla söyleyebilirim. Başlarken, bir yılı da alkolsüz geçirelim bakalım nasıl olacak demiştim. Güzel oluyormuş. Sanırım bir süre daha bu şekilde devam edeceğim..

Araba
Yılın ikinci büyük değişikliği mart ayı başında araba almamız. Eskişehir’deki son birkaç ayımı değiştirdi/renklendirdi. Birkaç ay içinde 20.000km yol yapmış olmam, önce istanbul-izmir marmaris-eskişehir-istanbul yolunu daha sonra istanbul-silistre-tekirdağ-istanbul yolunu geçmiş olmam çok güzel maceralardı. Bursaspor’un şampiyonluğunu Şelale Parkta arabanın radyosundan dinlemek, dostlarla adapazarına pikniğe gitmek, ilk trafiğe çıkışımda Gökhan’ın göstermiş olduğu cesaret ve sabır.. :) Her şey çok güzeldi..

Ailecek Avrupa Turu
Annem, babam, ablam, Rudi, Mert ve ben, bir arabaya doluşup avrupa turuna çıktık. İngiltere’den Belçika’ya, oradan Fransa’ya Eyfel Kulesi’ne, sonra tekrar Londra’ya harika bir yolculuktu. Rudi’nin işe gitmesi gerektiğinden şehir merkezinde bizi bırakması ve benim direksiyonu sağda olan bir arabayı, Londra’da, trafiğin tersten aktığı bir şehirde, eve götürmem adrenalin dolu bir tecrübeydi.. :)

Bodrum Bodrum
AEGEE-Eskişehir’in ikinci Bodrum çıkarmasında bende bulundum. Yapımda emeği geçen herkese tekrar teşekkürler.

Eskişehir’den ayrılmak & İstanbul’a taşınmak
Eskişehir’den ayrılmak çok zordu. Bu konuda uzun bir yazı da yazmıştım daha önce. Ama daha zor olan başka bir konu ise bu sürecin İstanbul’a geri gelmek kısmıydı. Ailemin yanına taşınmak, bunca sene öğrenci evinde yaşadıktan sonra, zor geldi. Fazla açıklamaya gerek yok :)

Tekirdağ’da ev
Tekirdağ’da prefabrik ev yaptırdık. İki oda bir salon, altında şark köşesi niyetine ayrılmış bir “odacık” olan bir dönem her hafta sonu gidip geldiğimiz küçük şirin bir ev oldu.

İş
İş buldum! İstanbul’a taşındıktan iki ay sonra 9 Ağustos itibari ile işe başladım. Pfizer BT Departmanında Niceye aracılığı ile çalışıyorum. Zamanımın büyük kısmını alan bir değişiklik oldu bu. İlk zamanlarda akşam 8′de eve gelip 10′da uyuyakaldığım günler oldu, sonra alıştım. Para kazanmak güzel bir duygu :)

Avrasya Maratonu
Uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü katılamadığım, Boğaz Köprüsü’nü yürüyerek geçme imkanı bulduğum etkinlik. Köprü üzerinde Linux kullanıcıları derneğinden arkadaşları görmek ve LKD bayrağını kapmak günün bonusu olmuştu :)

Bütün bu güzelliklerin yanında dün, saat gece 10′da dışarı çıkmak gibi, aldığım kötü bir karar var. Ama zararın neresinden dönülse kardır değil mi. Yeni yılda bu tür hatalar yapmamaya çalışacağım.

Herkesin yeni yılı kutlu olsun. Umarım herkes 2010′dan beklediklerini bulmuştur ve umarım 2011′de de her şey dilediğinizce olur.

sevgiler,

EOD (End of Day)

Günün sorusu: Hindistan’daki biri sizden gün sonuna kadar birşeyler göndermenizi isterse gün sonu saat kaçtır ve o birşeyler ne zaman gönderilmelidir? Burada konuşma sırasında EOD terimi kullanılıyor. Yani “end of day”.

Business dictionary EOD için diyor ki;

Indicator often used to designate the time by which something must be completed. EOD traditionally is around 5:00 p.m., the end of the standard workday, but can vary depending on the time zone that the person or company is located in. Most often used in the abbreviated form when written, and in the longer form when spoken. “The email included this line: ‘The advertising proposal is due to theclient by EOD Thursday.’”

Ama diğer yandan bir gün 24 saattir ve günün sonu da gece yarısıdır mantığı var. Ayrıca ülkeler arası saat farkı da ayrı bir karmaşaya yol açıyor..

Böyle.. işte sıradan bir gün..

Kurban, Bulgaristan ve 1200km yol

İstanbul-Edirne-Silistre(BG)-Tekirdağ arasında 1200km’yi geçen uzun bir yolculuktan sonra sonunda tekrar evdeyim. Araba ile çıktığımız ikinci uzun yolculuk olmasına rağmen yolculuk açısından bu çok daha zordu diyebilirim.
Araba ile gitmenin avantajlarından biri istediğiniz yerde durabilmek. Yol kenarında ilginç birşey gördüğünüzde durup fotoğraf çekebiliyor ya da acıktığınızda susadığınızda ihtiyaç molası verebiliyorsunuz. İstanbul-Marmaris yolunda da her şehirde durup buranın nesi meşhur acaba diye etraftaki tabelalara bakınıyorduk, bu bakımdan uzun yolculuklar konusunda biraz tecrübeli olduğumuzu söyleyebilirim.
İstanbul yollarının kötü olduğunu düşünenler, BG yollarını görüp hallerine şükretmeliler. Sınırdan geçtiğimizde 10km’lik bir “reklam” yolu geçtik. Sanki, aslında istediğimizde düzgün yol da yapabiliyoruz mesajı verilmek isteniyordu. Ondan sonrası ise tam bir felaket. Tamamı yamalı yolda yamalar yolu daha da kötü hale getirmiş, üstelik çukurların hepsini de kapatmamıştı. Edirne’den Silistre’ye slalom halinde şukurlardan kaçarak ilerledik. Maalesef iki defa bir çukurdan kaçarken diğerine güzel bir dalış yaptım ve sağ ön lastiğim ile arka sağ lastiğim yamuldu. Bu yüzden BG’de yol yapımından sorumlu her kimse ona bir çift lafım var: F**k you!
Bunun dışında güzel bir bayram ziyareti oldu. Bol bol fotoğraf çektim. İlk defa istediğim koşullarda fotoğraf çektiğim için fotoğraflardan da makinemden de memnun kaldığım güzel bir gezi oldu.
Çektiğim fotoğraflardan bazıları şöyle:

Ağaca iliştirilmiş resimler birer ölüm ilanıymış. Bir kişi öldüğünde onun vefatını bu şekilde  şehre/kasabaya duyuruyorlarmış. Diğer fotoğraflarda kuzen, babaannem, onun kedilerinden biri ve köpeği var.

Ben, kendim ve Eskişehir

Bugünlerde kendimle çok iyi anlaşıyorum. Mesela geçen gün dedim ki kendime kalk Eskişehir’e gidelim, eski dostlarla buluşur kafamızı dağıtır stres atarız. Al kendini dedi git dedi bana Emre Gülcan’ı da al dedi git dedi. Gittim bende.. Gerçekten çok ta güzel oldu. Bir süre ayrı kaldıktan sonra Eskişehir’e dönmek, sokaklarda parklarda dolaşmak bir garip hissettiriyor. Eskiden burada adım başı tanıdık biriyle karşılaşmayı, şehirde her gün farklı bir etkinliğe katılmayı ve en güzeli bütün bunlara zaman bulabilmeyi özledim.

Daha önce Eskişehir’den ayrılan birçok arkadaşım, geri döndüğünde, eskisi gibi olmuyor demişti. Anlatması zor bir duygu gerçekten. Hem burada olmayı çok özlüyorsun ama aynı zamanda artık buraya ait olmadığını da biliyorsun. Pazartesi eve döndüğünde bambaşka bir hayat seni bekliyor. Sabah 6′da kalkıp işe gitmek trafikte sürünmek para kazanmak gerekiyor. Buradayken uğraştığım sorunları düşününce sadece gülümsüyorum. Geri gelmeyecek güzel günlerdi. Eskişehir’deyken beni misafir eden Gökhan Balaban’a sınavlarına rağmen çok güzel bir akşam organize eden AEGEE-Eskişehir gençliğine, sıra dışı bir Issız Adam izleme deneyimi yaşadığımız dostlara ve İstanbul-Eskişehir arasında trafik ve sağanak yağmura rağmen bana eşlik eden kardeşim Emre Gülcan’a buradan tekrar teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.

PHP strtotime() fonksiyonu

Bugünden belirli bir zaman öncesine ya da sonrasına gitmek için kullandığım fonksiyon.  Kullanımı şöyle:

<?php
echo date(“Y-m-d”, strtotime(“-1 month”));       //bugünden 1 ay önce
echo date(“Y-m-d”, strtotime(“last Monday”));  //son pazartesi günü
?>

Bonus:  Jquery – Datepicker ile birlikte kullanıyorum. Basit & kullanışlı.

Gmail Tip

Uzun zamandır üye olduğunuz bir mail grubunda yüzlerce mail birikti ve sinir bozucu bir şekilde okunmamış 2 ileti olduğu görünüyor ama siz bu iletileri bulamıyor musunuz?

label:mail-listesi-etiketi  is:unread

ta daaa

:)

Şifreni kendin seç

Kullanıcılar kendi şifrelerini seçebilmeli. Websiteleri / webmasterlar, kullanıcının seçtiği şifre ne kadar basit ve kolay tahmin edilebilir olsa da bunu kabul edebilmeli. Örneğin ben istersem şifremi 1234 yapabilmeliyim. Yada doğum tarihimi şifre olarak seçebilmeliyim. Bir websitesinin şifre olarak “harf içermeli”, “sayı içermeli” “özel karakter” de içermeli ve hatta büyük harf de içermeli ki Case sensitive şifre kontrolü olabilsin başka türlüsünü kabul etmem tarzındaki yaklaşımını çok gereksiz buluyorum. Hatırlanması zor şifreler oluşturmaktan başka bir işe yaramayan bir sistem.. Az önce şifremi değiştirmek gibi basit bir işlem için harcadığım 15 dakika ve daha sonra şifremi hatırlayamadığımda harcayacağım bir sürü diğer zamana yazık.

Kullanıcılara daha fazla özgürlük lütfen..

Codeigniter ve varsayılan zaman dilimi

Bir süredir CodeIgniter üzerinde çalışıyorum. Birçok konuda büyük kolaylık getirmesine rağmen bazen “şu nasıl yapılır ki bu sistemde” diye bolca Google kullanıyorum :)

Bunlardan biri varsayılan zaman dilimini seçmek. Codeigniter config dosyasında “local” ve “gmt” olarak iki seçenek sunmuş ama bu pek yeterli gelmedi. Sunucumun saatini varsayılan olarak algılıyor ve belirli süre içinde yapılması gereken görevler, örneğin email aktivasyonu, geçersiz oluyor. Bulduğum çözüm şöyle:

libraries klasöründe bir dosya oluşturuyoruz: default_time.php içine de:

<?php
class default_time
{

function __construct(){
date_default_timezone_set(‘Europe/Istanbul’);
}

}
?>

yazıyoruz.

Daha sonra config/autoload.php içinde $autoload['libraries'] kısmına ‘default_time’ ekliyoruz. ve sorunumuz çözülüyor.

Geçmiş olsun.

Yarı Türkiye turu

Yaklaşık olarak bu güzergahı kullanarak İstanbul > İzmir > Muğla > Marmaris > Dalaman > Eskişehir > İstanbul yolunu izleyerek Google’a göre 1800km, şehir içi ve havaalanına git-geller ile beraber toplam 2000km yol yapmış bulunmaktayım. Türkiye’nin daha önce görmediğim bir çok yerinden geçtim ve her kilometresinden büyük zevk aldım.  :)

EDIT: Uzun yola çıkacaklar için mutlaka aracın bakımını yaptırmalarını, lastikleri kontrol ettirmelerini öneririm. Zira yurdumun yolları çok değişken, otobanda giderken bir bakmışsınız toprak/çakıl yola girmişsiniz falan. Son yıllardaki yol yapım çalışmaları sayesinde Türkiye’nin dört bir yanı inşaat sahasına dönmüş durumda zaten. Neredeyse her yolun kenarında kazılmış, düzleştirilmiş, 3 vakte kadar yol olmayı bekleyen boşluklar ve toprak yollar görülüyor. Sonra her an karşınıza at/eşek/insan/kedi/köpek gibi hayvanlar atlayabiliyor. Direksiyon başındayken “uyanık” olmakta fayda var.

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »