Google Wave!

waveinv

birkaç gündür Google Wave kullanıyorum ve 20 adet davetiyemin olduğunu şimdi görüyorum :S

Grooveshark’a neler oluyor?

Last.fm radyo servisini ücretli olarak vermeye karar vereli online müzik dinleme ihtiyacımı şurda burda farklı sistemler deneyerek gidermeye çalıştım. Bir arkadaşımın tavsiyesiyle öğrendiğim grooveshark.com ise imagesbunlar arasında en dikkat çekeni ve en başarılısı oldu :) Grooveshark zaten çok başarılı görsel yapısı ve “autoplay” özelliği ile en sık ziyaret ettiğim siteler arasına girmişti.. ama bu sefer durum daha farklı.

Grooveshark, artık daha önce sadece VIP üyelerine sunduğu özelliklerini tüm kullanıcıları ile paylaşıyor. Öncekine göre, müzik koleksiyonunuzu çok daha kolay düzenleyebiliyorsunuz, “autoplay” özelliği “Radio” olarak isim değiştirmiş-ki son derece başarılı bir özellik. Playlist oluşturma-düzenleme-paylaşma çok kolay hale gelmiş, renk temasını kişiselleştirebilme, playlisti minimize etme özelliği eklenmiş  vs.. vs..

Deneyip kendiniz görün :)

yenilenme olayı

ayanozturk.com sayfasını düzenliyorum. uzun zamandır “yenileniyor” yazıyordu ama aslında pek birşey yapmıyordum :) şimdi biraz zamanım varken birkaç değişiklik yapmaya karar verdim.

belki biraz ajax da katarm daha güzel görünür.. bakalm..

Yes Man!

yesman“Yes Man” filmini seyrettim. Sinemada değil, evde uyku tutmayıp eğlenceli birşeyler yapmak istediğim bir sabah seyrettim. Bu açıdan bakınca film amacına ulaştı, vermek istediği mesajı da aldım.. Filmin adını ilk duyduğumdaki his “aa liar liar filminin aynısı mı nasıl yani” geçtikten sonra eğlendim, güldüm. Jim Carrey’in diğer filmlerini hatırladım. Daha doğrusu  Eternal Sunshine of the spotless mind harikaydı mesela. Bu adamın filmlerini ne zaman seyretsem o film aklıma geliyor engel olamıyorum :) Sonra Zooey Deschanel çok güzeldi, yakışmış.. öyle işte… Can sıkıntısına iyi gelen seyrederken ayırdığınız zamana değecek bir film.. Oyunculuktan çok, vermeye çalıştığı mesaj ve Zooey’in güzel bakışları için benden 7/10 :P

HAYAT…

HAYAT…
Gidene kal demeyeceksin. ..
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır
Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme,yoksa değersiz olan hep sen olursun…
Düşün…
Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter…
Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini…
Ya çare sizsiniz yada çaresizsiniz. ..

Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendimi bir sahnede buldum Oynadım.
Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.
Öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan anladım.

NIETSZCHE

yeni web

güzel bir websitesi yapmaya karar verdim. Benzerleri var diyeceksiniz, daha önce yapıldı diyeceksiniz ama ben yine de yapmak istiyorum. Basit olacak, sade olacak ama yine de güzel olacak. Sadece bir tek sorun var. Okul-arkadaşlar-wow arasında zaman bulup “başlamam” gerekiyor, gerisi kolay =)

tren yolculuğu

Uzun zamandır trene binmemişim. Otobüsün tam tersi şekilde, nasıl dinlendirici olduğunu unutmuşum. Yol kenarında hızla akıp giden manzaraya bakarak düşünmek ve birşeyler planlamanın tadını da unutmuştum, hatırladım.. İnternet olması gereken vagonda internet yoktu, ama dizüstü bilgisayarımın yol boyunca açık kalmasını sağlayacak elektrik vardı :) Hala web sitesine bir şekilde zaman bulup yükleyemediğim bir sürü kod yazdım, çizdim. Sonraki projeler için yol haritası yaptım. Yapılması öğrenilmesi gereken şeylerin listesini çıkardım.. kısacası son derece keyifli bir yolculuk oldu benim için.

Peki sonuç?  sonuçları ve kısmetse yaptıklarımı da kısa zamanda burada paylaşacağım inşallah..

:)

back

Pardus-contrib’deki paketlerimi yavaş yavaş 2008′e hazırlamaya başladım. ee aslında çok da vaktim kalmamış hani 1 haftaya kadar 2008′in çıkması planlandığına göre aslında geç bile kalmışım. RC2nin çıkmasını beklemeden RC1 indirip virtualbox’ıma bir güzel kurdum. Sanal olduğu için yavaş evet Eskişehir’e döndüğümde gerçek bir kurulum yaparım artık..

uzun zamandır trene binmediğimi de fark ettim.. dönüşümü trenle yapayım evet :)

ağlamak istiyorum!

bu nasıl bir maç bu nasıl bir hırs, azimdir.. çekleri 3-2 yendik az önce.. ama nasıl yendik :D Erkan Tekman’ın feysbuktaki mesajını gördüm diyor ki “bu moral patlaması ile cari açığı yok edip Mars’a bile gideriz…” %1500 katılıyorum :) her işi böyle inanarak yapsak önümüzde kimse duramazdı herhalde.. nasıl gazım şu anda var ya..

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »