neler yapıyorum..
Son zamanlarda hiç yazmadığımı fark ettim.. ve yazmaya başladığım sırada (o şu an oluyor) başka bir şeyi daha fark ettim. bir süre yazmayınca hep benzer cümleler ile başlıyorum
Yazmamam, hayatımca yazılmaya değecek şeylerin olmamasından değil aslında. Yazacak hevesi ve heyecanı nedense kendimde bulamamdandır belki bilmiyorum. Her neyse.. şimdi iyiyim..
Bugün Eskişehir’den tatil(!)imi geçirmek üzere İstanbul’a ailemin yanına geldim. Eskişehir otogarda bir 3-4 yaşlarında bir çocuğun ananesiyle konuşmasına kulak misafiri oldum. Ananesi(öyle tahmin ediyorum) suratını komik şekillere sokarak “trene bindin mi seen agucu bugucu..” diyordu. çocuk gayet sakin cevap verdi. “o tren değil tramvay!!”…
Bazen çocukların aslında bizden daha akıllı olduklarını ve kendi dünyalarında bizim garip davranışlarımıza bakıp güldüklerini düşünüyorum. Bazen de kıskanıyorum onları evet itiraf etmeliyim. O kadar sorunsuz o kadar mutlu bir hayatları var ki, insanın tekrar çocuk olası geliyor. Yüzlerindeki gülümseme o kadar doğal, o kadar samimi ki.. çevrenizde kaç kişi böyle gülüyor kafanızı yaptığınız işten, bilgisayardan kaldırıp bir bakın lütfen..
Sonra bugün otobüste gelirken Taser x26 denen alet hakkında ilginç bir makale okudum. Teşekkürler IEEE ve Spectrum. Büyük şehirlerde kullanımı hızla yaygınlaşan, şüpheliyi elektrik şoku ile etkisiz hale getiren şok tabancasından bahsediyorum. Kullanımının süpersonik faydaları olsa bile, mesela tehlikeli bir kişiyi hiç kimseye zarar vermeden, üstelik yaralamadan, ve en önemlisi öldürmeden yakalayabilmek gibi, aslında ölüme yol açabilir mi, riski nedir hangi teknoloji kullanılmış güzelce açıklayan bir yazıydı. Alet 55m/s hızla fırlatılan iki “iğne”, ve bu iğneler hedefe saplandıktan sonra onlara bağlı olan ince kablolar üzerinden 1200V’a kadar gerilim uygulanması ile çalışıyor. Doğal olarak biraz acıtıyor evet
Sonuç olarak bence alet bir mühendislik harikası. Polislerin gereksiz yere şiddet uygulama ihtimallerini arttırdığını söyleyenler olsa da getirileri daha fazla gibi geliyor.
Yazacak daha çok şey var ama hepsini birden anlatıp sayfalarca yazmak da hoşuma gitmiyor. O yüzden burada kesiyorum..
gülümseyin