taşındım (evet yine..)

Taşındım!

Adresini bile şu anda tam olarak bilemediğim bir yerde yaşıyorum artık :D Cihan’ın alt katında olması dışında tam olarak (39.792149, 30.511726) diyebilirim. Eski evimden eşyalarımın büyük kısmını birkaç defa git-gel yaparak götürmeyi başardım. Geri kalanını da satıyorum.. Yeni evim (daha doğrusu odam) ile ilgili birkaç fotoğraf çekmiştim, makinamın kablosunu bulur bulmaz bu yazıyı düzenleyip ekleyeceğim.

böylece artık Eskişehir’deki 6. (yazıyla: altıncı) evimdeyim. En azından temmuz ayına kadar.. hayırlı olsun :)

jquery 1.4 gelmiş hoşgelmiş

JQuery’nin yeni sürümü 1.4, birçok yeni özellik ve önceki sürümlere göre performans artışı ile geliyor. Yeni sürüm ile eklenen birkaç özellik şöyle:

1. Element oluşturmada yenilikler

jQuery(‘<a/>’, {
id: ’foo’,
href: ’http://www.pardus.org.tr’,
title: ’Pardus Linux’,
rel: ’external’,
text: ’Pardus Linux’u deneyin’
});

Şeklinde yeni bir bağlantı oluşturup özelliklerini belirleyebiliyoruz.

2 . nextUntil(), prevUntil(), parentsUntil()

<ul>
<li>11</li>
<li>22</li>
<li>33</li>
<li>44</li>
<li>55</li>
</ul>

gibi bir listemiz varsa,
jQuery(‘ul li:contains(11)’).nextUntil(‘:contains(44)’);
şeklinde bir seçim yapabiliyoruz.

3. birden fazla event bağlamak:

jQuery(‘#foo).bind({
click: function() {
// tıklayınca bunu yap
},
mouseover: function() {
// üzerine gelince şunu yap
},
mouseout: function() {
// sonra da bunu yap
}
})

4. yeni live() bağlantıları! ( oley! :) )

artık “submit“, “change“, “focus” and “blur” olayları için de live() işlevini kullanabileceğiz. Yalnız focus ve blur için farklı isimlendirme yapılmış. bunları kullanabilmek için focusin ve focusout kullanmak gerekiyor. Ayrıca bu focus olaylarını şu şekilde de kullabiliyorsunuz:

jQuery(‘form’)
.focusin(function(){
jQuery(this).addClass(‘focused’);
});
.focusout(function(){
jQuery(this).removeClass(‘focused’);
});

5. delay()

bir animasyonu veya herhangi bir fonksiyonu geciktirmek için kullanılabilir. milisaniye cinsinden değer alıyor.

Jquery 1.4ün getirdiği yenilikler bunlarla sınırlı değil tabiki. İlk bakışta dikkatimi çekenleri paylaşmak istedim.

iyi çalışmalar :)

gülümse

Geçen hafta bilgisayarımın başına oturmuş Google Reader‘dan son haberlere ve takip ettiğim bloglara bakıyordum. Bir yandan da Grooveshark açık, kahvem masamda, keyif modundayım yani :) Kapı çaldı, açtım ve hayatımın en “garip” sohbetine başladım.

Kapıyı açında karşımda iki bayan öğrenci duruyordu. Birinin elinde büyükçene bir çanta ve elinde not defteri gibi bir şey. Konuşma yaklaşık olarak şöyle:

- Bir anketimiz var katılmak ister misiniz? sadece birkaç dakika sürer.
- çok fazla zamanım yok ne ile ilgiliydi
- domuz gribi
- ne kadar sürer
- iki dakika
- peki tamam
- tamam sağlığınıza önem veriyorsunuz değil mi…..

diyerek ve gülümseyerek anlatmaya başladı. Bende gülümsedim. Çünkü anlattıklarının benim için pratikte hiçbir önemi yoktu sadece anlatmış olsun rahatlasın gitsin istiyordum sanırım. Sonra garip bir şekilde o ufak gülümseme büyüdü.. büyüdü.. kendimi tutamadım -o da tutamadı- ve karşılıklı gülmeye başladık. Uzun uzun anlatacaklarını bir-iki cümlede toparlayıp bitirdi ve gülmeye devam ettik :)

Bir temizlik ürünü satıyormuş sanırım, ilgilenmediğimi söyleyip teşekkür ettim, kolay gelsin vs. deyip uğurladım arkadaşları.

Gerçekten garipti :)

Google Wave!

waveinv

birkaç gündür Google Wave kullanıyorum ve 20 adet davetiyemin olduğunu şimdi görüyorum :S

Grooveshark’a neler oluyor?

Last.fm radyo servisini ücretli olarak vermeye karar vereli online müzik dinleme ihtiyacımı şurda burda farklı sistemler deneyerek gidermeye çalıştım. Bir arkadaşımın tavsiyesiyle öğrendiğim grooveshark.com ise imagesbunlar arasında en dikkat çekeni ve en başarılısı oldu :) Grooveshark zaten çok başarılı görsel yapısı ve “autoplay” özelliği ile en sık ziyaret ettiğim siteler arasına girmişti.. ama bu sefer durum daha farklı.

Grooveshark, artık daha önce sadece VIP üyelerine sunduğu özelliklerini tüm kullanıcıları ile paylaşıyor. Öncekine göre, müzik koleksiyonunuzu çok daha kolay düzenleyebiliyorsunuz, “autoplay” özelliği “Radio” olarak isim değiştirmiş-ki son derece başarılı bir özellik. Playlist oluşturma-düzenleme-paylaşma çok kolay hale gelmiş, renk temasını kişiselleştirebilme, playlisti minimize etme özelliği eklenmiş  vs.. vs..

Deneyip kendiniz görün :)

yenilenme olayı

ayanozturk.com sayfasını düzenliyorum. uzun zamandır “yenileniyor” yazıyordu ama aslında pek birşey yapmıyordum :) şimdi biraz zamanım varken birkaç değişiklik yapmaya karar verdim.

belki biraz ajax da katarm daha güzel görünür.. bakalm..

Yes Man!

yesman“Yes Man” filmini seyrettim. Sinemada değil, evde uyku tutmayıp eğlenceli birşeyler yapmak istediğim bir sabah seyrettim. Bu açıdan bakınca film amacına ulaştı, vermek istediği mesajı da aldım.. Filmin adını ilk duyduğumdaki his “aa liar liar filminin aynısı mı nasıl yani” geçtikten sonra eğlendim, güldüm. Jim Carrey’in diğer filmlerini hatırladım. Daha doğrusu  Eternal Sunshine of the spotless mind harikaydı mesela. Bu adamın filmlerini ne zaman seyretsem o film aklıma geliyor engel olamıyorum :) Sonra Zooey Deschanel çok güzeldi, yakışmış.. öyle işte… Can sıkıntısına iyi gelen seyrederken ayırdığınız zamana değecek bir film.. Oyunculuktan çok, vermeye çalıştığı mesaj ve Zooey’in güzel bakışları için benden 7/10 :P

HAYAT…

HAYAT…
Gidene kal demeyeceksin. ..
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır
Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme,yoksa değersiz olan hep sen olursun…
Düşün…
Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter…
Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini…
Ya çare sizsiniz yada çaresizsiniz. ..

Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendimi bir sahnede buldum Oynadım.
Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.
Öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan anladım.

NIETSZCHE

yeni web

güzel bir websitesi yapmaya karar verdim. Benzerleri var diyeceksiniz, daha önce yapıldı diyeceksiniz ama ben yine de yapmak istiyorum. Basit olacak, sade olacak ama yine de güzel olacak. Sadece bir tek sorun var. Okul-arkadaşlar-wow arasında zaman bulup “başlamam” gerekiyor, gerisi kolay =)

tren yolculuğu

Uzun zamandır trene binmemişim. Otobüsün tam tersi şekilde, nasıl dinlendirici olduğunu unutmuşum. Yol kenarında hızla akıp giden manzaraya bakarak düşünmek ve birşeyler planlamanın tadını da unutmuştum, hatırladım.. İnternet olması gereken vagonda internet yoktu, ama dizüstü bilgisayarımın yol boyunca açık kalmasını sağlayacak elektrik vardı :) Hala web sitesine bir şekilde zaman bulup yükleyemediğim bir sürü kod yazdım, çizdim. Sonraki projeler için yol haritası yaptım. Yapılması öğrenilmesi gereken şeylerin listesini çıkardım.. kısacası son derece keyifli bir yolculuk oldu benim için.

Peki sonuç?  sonuçları ve kısmetse yaptıklarımı da kısa zamanda burada paylaşacağım inşallah..

Sonraki Sayfa »